Kapat

Kadınlarda Aylık Hormon Döngüsü

Kadınlarda Aylık Hormon Döngüsü

Kadınlarda adet döngüsü dendiğinde, ne yazık ki bir çok kişinin aklına ayda birkaç gün süresince kanamak dışında bir şey gelmiyor. Oysa aylık döngülerimiz, birkaç günlük kanama sürecinden çok daha fazlasını içeriyor.

Temelde iki kadınlık hormonu, östrojen ve progesteron, ay boyunca yükselip alçalarak adet görme ve yumurtlama döngüsünün devamını sağlıyor. Bütün bunlar olurken bu hormonlar, ruh halimizden fiziksel görünüşümüze kadar pek çok şeyi etkileyebiliyor.

Hormonlar kadınları nasıl etkiliyor?

Döngünün ilk haftası:

Adet kanamasının başladığı ilk günden itibaren 7 gün boyunca, menstrual döngünün ilk merhalesini yaşıyor oluruz. Bu mertebede östrojen hormonu yükselişe geçer. Kalınlaşan rahim duvarı ve gebeliğe hazırlanan diğer tüm dokular, yavaşça kanama şeklinde dışarı atılır. Bu mertebede, döngünün diğer merhalesinde aktif olan progesteron hormonu da düşmeye başladığından, bağırsaklar da normalden fazla çalışmaya başlayabilir. Bu arada kanamanın gerçekleşmesine yardımcı olan prostoglandin hormonunun da bağırsak hareketlerini arttırdığı bilinmektedir.

Yeniden östrojen hormonunun artışına bağlı olarak, adet öncesi dönemde yaşanan durgunluk hissi ve bitkinlik azalmaya başlar ve daha enerjik hissetmeye başlayabiliriz. Kanamanın olduğu günlerde yaşanan kramp ve benzeri yakıntılar, çoğunlukla yumurtalık kisti ve benzeri meselelere işaret ediyor olabilir. Şayet rahminizle ve yumurtalıklarınızla alakalı her şey yolunda olmasına karşın sancılı adet dönemleri geçiriyorsanız, adet döngünüzün farkında olarak duygusal iniş-çıkışları izlemek, psikolojik olarak da bir deşarj olma sağlayacağı için, bu tür sıkıntıların azalmasına da yardımcı olabilir.

Bu dönemde demir itibariyle zengin gıdalar tüketmek de adet dönemine bağlı meselelerin giderilmesinde yardımcı olacaktır. Vücuttaki demir oranının düşmesi yorgunluk, halsizlik ve benzeri sıkıntılara neden oluyor olabilir.

Yükselen östrojen hormonu, daha enerjik hissetmenize yardımcı olduğu gibi, kan şekerinizin de daha balanslı olmasına kapı aralayacağından döngünüzün ilk haftasında sıhhatli beslenmek, daha küçük porsiyonlar tüketmek için iyi bir vakit olabilir.

Döngünün ikinci haftası:

Adet kanaması başladıktan sonraki ikinci haftadan itibaren, progesteron hormonu hala düşükken östrojen hormonu yükselmeye devam eder. Bu da tinsel ve fiziksel olarak daha enerjik, daha keyifli hissetmenize yardımcı olur. Artık biraz daha dışa dönük olabilir, tasarıladığınız işleri yoluna koymak daha kolay gelmeye başlayabilir. Bilhassa döngünün 12-13-14-15 ve 16. günlerine eşit gelen yumurtlama aşamasında, doğurganlığınızın doruk noktasına gelmiş olursunuz. Bu da tabii olarak ‘çiftleşmeye hazır’ bir ruh halini beraberinde getirir; fiziksel olarak daha güzel ve çekici hissedebilirsiniz. İletişim kurmak daha kolaydır. Arkadaşlarınızla ve partnerinizle zaman geçirmek her zamankinden daha keyifli olabilir. Yumurtlama aşamasına yaklaştıkça, libidoda da gözle görülür bir artış gözlenir.

Östrojenin yükseliyor olması, merkezi sinir sisteminizi de pozitif istikamette etkileyerek bellek ve konsantrasyon kabiliyetlerinizin artmasına yardımcı olur.

Aylık döngünün ikinci haftası, egzersiz yapmak için de mükemmel bir vakittir. Daha fazla ve daha kolay adale geliştirebilirsiniz.

İkinci haftada erkeklik hormonu denilen ancak kadınlarda da aylık döngü müddetince yükselip alçalan bir hormon olan testosteron hormonu yükselmeye başlar. Bu da duygusal olarak biraz daha kuvvetli, daha rekabetçi ve hevesli hissetmenize kapı aralayabilir. Cinsel isteğinizin artıyor oluşunda testosteronun da katkısı vardır.

Kimi kadınlar, yükselen östrojen hormonunun tesiriyle döngünün ikinci haftasında normalden daha kaygılı hissediyor olabilirler. Yükselen enerji ile baş edemediğimizde bu tür karışıklıkların yaşanması tamamiyle normaldir. Bu süreçte yoga ve meditasyon gibi pratiklerle deşarj olmak, iyi bir uyku için nebat çaylarından yararlanmak iyi gelebilir.

Döngünün üçüncü haftası:

Yumurtlama merhalesi ile başlayan üçüncü haftada östrojen hormonu doruk noktasına eriştikten sonra, düşüşe geçmeye başlar. Bu mertebede döngünün diğer aktif hormonu olan progesteron da yükselmeye başlar.

Bu değişimlere bağlı olarak ruh halinde ani değişimler gözlemlenmesi, kendinizi bir hafta öncesine göre biraz daha bitkin hissetmeye başlamanız oldukça normaldir.

Yükselen progesteron hormonu, fiziksel ve psikolojik olarak daha durgun bir döneme girmenize kapı aralayabilir. Bu arada yumurtlama safhasında gebe kalmış olabilme ihtimalinize rağmen vücudunuz, daha fazla şeker ve karbonhidrata ihtiyaç duyabilir ve buna bağlı olarak daha fazla yemeye başladığınızı gözlemleyebilirsiniz. Bu süreçte düzenli beslenmek, öğün aralarında sıhhatli atıştırmalıklar yiyerek aç kalmaya müsaade etmemek gereksiz kilo alımından kaçınmanıza yardımcı olabilir.

Progesteron hormonunun yükselişe geçmesiyle birlikte östrojen oranının azalıyor olması, cinsel enerjinizin de gün geçtikçe azalmasına neden olabilir. Üçüncü haftanın nihayetinde östrojen hormonu bir atak daha yaparak biraz daha yükselir ve dördüncü haftaya gelindiğinde yine düşmeye başlar.

Döngünün dördüncü haftası:

Pre-menstrual merhale olarak da bilinen dördüncü hafta, adet döngünüzün son haftasıdır. Kanamanın başlamasından evvelki bu haftada östrojen hormonu tekrar düşüşe geçerken, progesteron hormonu da daha az salgılanmaya başlar. Hormonlardaki düşüşe bağlı olarak adet öncesi evrede daha da içinize kapanabilir, kendinizi oldukça durgun ve enerjisiz hissedebilirsiniz.

Şayet sıhhatli beslenmiyorsanız, iyi uyumuyorsanız, psikolojik olarak da rahat bir dönemde değilseniz, bu süreçte PMS (Premenstrual Belirti) olarak bilinen adet öncesi belirtinini tecrübeleyebilirsiniz. Geçmeyen bir açlık hissi, duygusal olarak karmaşık hissetmek, ani ağlama atakları, yorgunluk, uykusuzluk, halsizlik olarak kendini gösterebilen PMS, döngü izlediğinde ve hormon döngüsüne uygun yaşamaya başladığınızda ehemmiyetli ölçüde azalabilir. Hala adet öncesi dönemde gereğinden fazla karışıklık yaşadığınızı düşünüyorsanız, hormonlarınızla alakalı her şeyin yolunda olup olmadığını öğrenmek için bir uzmana müracaat edebilirsiniz.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir